Hindistan deneme amaçlı ilk Toryum elektrik santralini üretime geçirdi.
Nükleer santrallerde kullanılan Uranyumun aksine sıfır radyasyonlu ve doğada bulunan Toryum madeni kullanılmış.
Peki bu kıymetli madenin dünya rezervleri ne kadar?
Hindistan deneme amaçlı ilk Toryum elektrik santralini üretime geçirdi.
Nükleer santrallerde kullanılan Uranyumun aksine sıfır radyasyonlu ve doğada bulunan Toryum madeni kullanılmış.
Peki bu kıymetli madenin dünya rezervleri ne kadar?
2006 yılında yazılmış bu yazıyı 31.Mayıs’ta Iskenderun Deniz Üssüne yapılan saldırıdan ve artan PKK terör olaylarından sonra tekrar üste taşıdım.
Ayrıca bu konu hakkında kapsamlı bir Ingilizce makaleyi BURADAN okuyabilirsiniz
Geçenlerde New Yorker dergisinde Israil ve Kürtler ile ilgili çok önemli bir iddia ortaya atılmıştı. Konuyla ilgili haberi kaleme alan Pulitzer ödüllü gazeteci Seymour M. Hersh, Irak’taki Ebu Gureyb Cezaevi’nde yaşanan işkence ve taciz skandalını ortaya çıkaran isim olması açısından önem taşıyor.
Hersh’in haberine göre, Israilli ordu ve istihbarat yetkilileri, Iran, Irak ve Suriye’de Kürtler’in yoğun olarak yaşadiği bölgelerde Kürt peşmergelerden oluşan komando birlikleri yetiştiriyor ve bunlari örtülü operasyonlarda kullaniyor.
Israil, “Şii milislerin gücünü kırmak için, Kürt ordusunu güçlendirmeyi ve Iran’da bir üs oluşturarak, bu ülkede bulunduğundan şüphelenilen nükleer tesisleri yakindan izlemeyi” amaçliyor.
Bildiğiniz gibi Israil Mavi Marmara katliamından sonra bütün kameralara, fotoğraf makinelerine el koydu ve içindekileri sildi.
Daha da ileiye giderek bu videolardan işine gelen görüntüleri alarak Youtube’da yayınlattı.
Gemide olan Iara Lee adlı Brezilya/Kore’li bir yapımcı baskın sırasında çektiği bir saatlik videoyu Israil’lilerden kaçırabildi ve bu bir saatlik videoyu Youtube’a ekledi.

Tüyler ürpertici bu bir saatlik videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. Ibret verici.
Israil’in Mavi Marmara katliamından sonra batı medyasında çıkan Israil yanlı yazıları hepimiz şaşkınlıkla okuduk ve hayretler içinde kaldık.
Bu kadar da olmaz dedik.
Bu oldukça eski bir yazı ama son olaylardan sonra tekrar öne aldım. dikkatle okuyun.
* * * *
Bizde ve Batı’da sıklıkla “hür medya”dan bahsedilir. Fakat medya gerçekten hür müdür ?
Aşağıdaki resimlerde hepimizi hergün psikolojik savaş kapsamında bombardımana tutan bu şirketlerin sahipleri ve yan kuruluşlarının listesini bulacaksınız.
Yani medya ahtopotunu!!
Israil Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda seyrederken bir terör eylemiyle saldırdı, birçok silahsız insanımızı haince katletti.
Peki şimdi ne olacak?
Meksika Körfezi “Deep Sea Horizon” platformunun batmasından sonra yavaş yavaş petrole bulanıyor.
Güzelim sahil, orada yaşayan canlılar, balıkçılar petrolden etkilenmeye başladılar.
Sadece kazanacakları parayı düşünen British Petroleum, Transocean ise bu felakete rağmen sigortadan alacakları parayı ceplerine indirip, işi hükümetin üzerine yıkma peşindeler.
Depleted Uranium (DU) Türkçesi “Seyreltilmiş Uranyum” içeren mermilerini ilk olarak 1991’deki Körfez Savaşında duymuştum.
Haber sitelerinde okuduğum bir haberde Amerkan ordusu tarafından Alliant Techsystems adlı bir firmaya 1 Milyar (1,000,000,000 adet) adetlik DU çekirdekli mermi siparişi verilmiş.
Bu işleri bilenlerle konuştuğum zaman bu firmanın Amerikan Ordusunun en büyük DU mermi tedarikçisi olduğunu söylediler , ben de konuyu biraz açıp bilgilenmeye karar verdim.
Deep Horizon’un batmasından sonra petrol sızıntıları konusunda her kafadan bir ses çıkıyor ve bol palavra sıkılıyor.
Fakat gerçek o ki durumlar anlatılanlardan çok daha vahim ve daha da vahimi sızıntıyı durdurma operasyonu 90 günden aşağı bitmeyecek gibi.

Meksika Körfezindeki petrol platformunun patlamasını ve batmasını, ardından artarak yayılan ve bütün bölgeyi tehdit eden petrol sızıntısını son günlerde basında bolca okuyoruz. Ölen ve cesetleri bile bulunamayan 11 kişi de işin trajik yönü.
Ben de bu platform hakkında daha detaylı bilgi vereyim dedim:
Almanya Başbakanı Angela Merkel birkaç gün önce Afganistan’a bir ziyaret yaptı. DailyMail’de çıkan bir habere göre bu ziyarette Afganistan’daki Alman askerleri niye buradayız diye başbakana sorular yöneltmişler.
Izlanda Eyjafjallajokull yanardağı hala yavaştan da olsa püskürüyor, Katla yanardağı ise sırasını bekliyor. Uçak şirketleri ise batmamak için hükümetlere bastırıp uçuşları normale döndürmeye çalışıyor.

Eyjafjallajökull (ve olası Katla) yanardağının patlaması sonrası, Izlanda yanardağlarının tarihçesi ve ekonomik/politik etkileri konusunda bir rapor hazırlarken bazı bilgilere rastladım.
Bu bilgilerde 1789 Fransız Ihtilali ve öncesindeki Izlanda yanardağlarının patlaması arasında direkt bir bağ olduğu iddia ediliyordu. Biraz araştırınca enteresan bilgilere ulaştım:
Continue reading
Bir önceki yazıda Eyjafjallajokull patlamasının tarihçesini yazmıştım. Tarih tekerrür ederse, ki genellikle eder sırada daha büyük bir yanardağ olan Katla var.
Yine yakındaki Hekla yanardağı da olası patlamalara hazır olduğu söyleniyor.
