Küresel Isınma, Enerji ve Su Savaşları

27 04 2007

Geleceğin savaşlarının asıl nedeni PETROL ve bilhassa SU olacaktır. Bölgedeki en büyük su kaynaklarına sahip olan ve yine Doğu-Güneydoğusunda petrol olan ve Kafkas petrollerinin Akdeniz’e inmesindeki yegane yol olan Türkiye’dir.

Geleceğin planlarını şimdiden yapan güçler için Türkiye hayati önemdedir. Bunun için hepimizin çok uyanık olması ve son birkaç senedir etrafımızda olan olaylara bu açıdan da bakmamız lazımdır.

Umarım bütün bu yazılanlar yanlış çıkar ve bilimkurgudan öteye gitmez, ama yine de ciddiye alıp fikir jimnastiği yapmamıza engel olmamalı.

Zaten son birkaç senede olan olaylar ve adeta zorla çıkarılan savaşlar birilerinin kritik bölgeleri elde etmek için acele ettiği süphesini doğruluyor.

Ayrıca birdenbire Türkiye toprakları da son derece kıymetli hale gelmiştir. Bunu da enteresan bir gelişme olarak bir kenara yazalım derim.

Yazının devamını oku »





Kralları Kim Seçer?

20 04 2007

Yakın zamanda iki nurtopu gibi seçimimiz var. Türkiye çok önemli olaylara ve gerginliklere gebe. Gündem değiştirme, psikolojik savaş hamleleleri son Malatya olayında da görüldüğü gibi gırla gidiyor. Daha da büyükleri olursa hiç şaşırmayın.

Demokrasi 4 yılda bir sandığa giderek bizi yönetecek olan partileri ve liderleri seçmektir, tamam. Peki o partileri ve liderleri kim yaratıp bizim önümüze koyuyor? Yani “kralları” kim seçiyor?

Hitler 1.Dünya savaşı sonrası ailesi ve parası olmadığı için terhis olmasına rağmen hala koğuşlarda yatan ve aş evlerinden yemek yiyen birisidir. O dönemdeki tek hayali iyi bir ressam olmaktır. Peki ne oluyor da bu sıradan onbaşı Almanya’nın başına geçebilecek imkanları bulabiliyor?

Yazının devamını oku »





Girit’i Nasıl Kaybettik!

19 04 2007

Tarihe adını “hoşgörü” imparatorluğu” olarak yazdıran Osmanlı, Kıbrıs’ta olduğu gibi Girit’te de Katoliklerin kapattıkları Ortodoks kilisesini açarak ve bu kiliseye geniş imtiyazlar vererek, gelecekteki amansız düşmanını adeta kendi elleriyle hazırlamıştır. Batı ülkeleri ve Fener Patrikhanesi, aslen Yunanlı bile olmayan bu Ortodokslara, “siz eski Yunanlıların torunlarısınız” propagandası yaparak bu adanın halkını Osmanlı’ya karşı kullanmışlardır.

İnsaf ehli ve bilime saygılı tarihçiler, bugünkü Yunanlıların “eski Yunanlılarla” bir ilgisi olmadığını itiraf ederler. Öyle ki, kendisi de bir Yunanlı olan tarihçi Paparigopolos, günümüz Yunanlıları için şunları söylemektedir:

Yazının devamını oku »





Bir Resim, Bin Kelime

18 04 2007

asker.jpg

Bir resim bin kelimeye bedelmiş derler. Bunu bu resim kadar anlatan zor bulunur.

Yer Anıtkabir, 14-Nisan-2007 mitingi. Çok şükür ki insanımızın hamuru bu.





Psikolojik Harekat ve Temel Reis

17 04 2007

Psikolojik Harekat yöntemiyle büyük halk yığınlarını etkilemekte kullanılan en büyük ikna tekniği “kabullendirilmiş genellemeler”dir. Buna göre yönlendirilmek istenen insanların dünyayı kendilerine sunulan stereotiplere yani kalıplara göre görmesi ve buna göre hareket etmesi sağlanır.

Bu propaganda çocukluğumuzdan itibaren çizgi filmlerden haber bültenlerine uzanan bir sürecin her aşamasında beyinlerimize küçük dozlar halinde zerkedilir.

Mesela size bir iki örnek vermek isterim. Bugün Amerika’yı yöneten ve dünyayı bir cehenneme çeviren “neo-con” dediğimiz insanlar gökten inmediler bu insanların hepsi de herkes gibi bir zamanlar bütün dünyaya neşeli gözlerle bakan çocuklardı ve bugünkü canice fikirler tertemiz zihinlerine daha enjekte edilmemişti.

Yazının devamını oku »





Kıbrıs Tarihi 2

9 04 2007

Kıbrıs’la ilgili analizler yapılırken bu adanın Yahudiler, Hıristiyanlar ve Masonlar için ne kadar önemli bir toprak parçası olduğu genelde göz ardı edilir.

Kıbrıs’ın Müslüman Türklerce yönetilen Kuzey bölümünün yeniden adanın geri tarafıyla birleştirilmesini dört gözle bekleyen bir başka grupta Tapınak Şövalyeleridir.

temp.jpg

Çoğunluk “bu zamanda şövalye mi kaldı” dese de genel kanı Tapınak Şövalyelerinin zamanımızda da çok etkin oldukları ve değişen tek şeyin artık üzerinde Kırmızı Haçlar çizilmiş zırhlarını giyip atlarıyla dört nala savaşa gitmek yerine “lacivert Armani takımlarıyla” bankaların yönetim kurullarından finans operasyonları yaptıklarıdır.

Onlar için en önemli toprak parçalarından biri de Kıbrıs’tır çünkü görülmesi gereken eski bir hesabı yüzlerce yıl önce Kıbrıs topraklarına bırakmışlardır.

Yazının devamını oku »





Küresel Isınma ve Kutup Ayıları

7 04 2007

Şubat ayında bütün büyük gazetelerde ve tabii bizim “kontürlü basında” da kutup ayılarıyla ilgili çıkan aşağıdaki resmi hatırlarsınız.

bear.jpg

Bu palavra resim hepimize küresel ısınmanın kanıtı ve kutup ayılarının yok olmakta olduğunun kanıtı olarak servis edildi.

Yazının devamını oku »





Isa Tutku, Troy, Yahudi – Hristiyan Savaşları

6 04 2007

Her zaman politika – ekonomi vesaire yerine çok iyi bildiğim medya dünyası ve Hollywood hakkında bazı gerçekleri söylemek istiyorum. Önce teknik yorum, arkasından müthiş bir politik ve dini bir savaşın perde arkası. Yazı biraz uzun olacak ama okuduğunuza değecek

Elimizde 2 film var: İsa nin hikayesi Tutku, ve Yunan destanı Truva (troy) film olarak muhteşem Hollywood yapımları. Bir Hollywood filminin tüm incelikleri, teknikleri en iyi şekilde kullanılmış. Burada bahsettiğim özel efektler değildir.

Yazının devamını oku »





300 Spartalı

6 04 2007

“300” isimli film bu aralar sinemalarımızda boy gösteren Hollywood propaganda ve beyin yıkama ürünlerinden biri. Zamanlaması ise tam ABD-Iran çatışması öncesi oldukça enteresan.

Batının yüz akı cesur Spartalılarla zamanın kötü çocukları ve ekranda şeytana benzetilmiş Persler yani bugünkü İranlı’ların ataları arasında milattan önce 480 yılında yaşanan Thermopylae savaşını konu alıyor.

Tarihi kayıtlara göre kendilerini dünyanın en cengaver insanları sanan Yunan şehir devleti Sparta‘nın ordusu bu savaşta Pers’ler tarafından yerle yeksan edilmiş ve son kalan 300 Sparta askeri Pers okçuları tarafından hedef tahtası olarak kullanılmışlardır.

Yazının devamını oku »





Aferin Iran’a

5 04 2007

Bu dünya üstünde Iran’ı övecek en son insan benim diye düşünürdüm ama demek büyük konuşmamak lazımmış.

Ama “aferin Iran” demekte doğruya doğru. Okumuşsunuzdur Iran’lı tutuklu diplomatın sebest bırakılması sonucu 15 Ingiliz denizci bugün evlerine döndü ve ABD/Ingiliz/Israil savaş yanlılarının hevesi şimdilik kursaklarında kaldı. Ama vazgeçmiş değiller tabii, bahane yaratma faaliyetleri son hızla sürecektir.

Bu arada her ne kadar batı basını yazamasa da Iran bütün dünya insanlarının gözünde medeni ve insancıl bir ülke görünümü çizdi. Bir de tabii Iran’lılar eğilip bükülmeyen, uğradıkları haksızlıklara cevap verebilen, diplomatlarını koruyabilen yöneticileriyle ne kadar gurur duysalar yeridir.

Yazının devamını oku »





Dumlupınar Denizaltısı

3 04 2007

Yarın Dumlupınar Denizaltısının batışının 54.yılı.

Bu yazı 5-4-2003 tarihinde Recep Canbolat tarafından yayınlandı.

dumlupinar2.jpg

Vatan Sağolsun (4 Nisan 1953)

Bundan tam 50 yıl önce Çanakkale boğazının Nara burnu açıklarında bir kaza yüreklerimizi kanattı. Dumlupınar Denizaltısı tatbikattan gelirken İsveç bandıralı Naboland gemisi ile çarpışarak boğazın karanlık sularına gömüldü.

Yazının devamını oku »





Adım Adım Savaş 2

2 04 2007

Bugün Jordan Times’da ABD’li Amiral Erik Horner ile bir söyleşi vardı.

Horner bu söyleşide Ingiliz askerlerini kendilerini korumadıkları için eleştirmiş ve eğer bu olay ABD askerlerine olsaydı kendilerini savunurlardı demiş. Tabii Horner burada ne kadar nazik olmaya çalışsa da hayalkırıklığı açıkça belli oluyor.

Daha akıllı davranan Ingiliz’ler hâla yaşıyor ama bu kontrolü yapanlar ABD askerleri olsaydı acaba ne olurdu.

Yazının devamını oku »





Adım Adım Savaşa Doğru!

1 04 2007

Geçen gün Iran karasularında 15 Ingiliz denizcisinin tutuklandığını eminim hepimiz okuduk. Işin enteresan kısmı bu 15 denizci arasında tek kadın olan Faye Turney’in Iran’lı askerler tarafından tutuklanmadan birkaç saat önce iki Ingiliz TV kanalı tarafından bir programa çıkarılması. Ne büyük tesadüf değil mi? Bir değil tam iki kanal!!

Acaba yine bir psikolojik savaş taktiği ve kaşıması ile mi karşı karşıyayız? Acaba yeni bir “Tonkin Körfezi” senaryosu mu pazarlanıyor?

Yazının devamını oku »