Atatürk’ün hayatını konu alan ve bir Can Dündar prodüksiyonu olan “Mustafa” filmi vizyona girdi ve beraberinde tartışmaları da getirdi. Vizyona giriş tarihinin 29-Ekim olması da çok manidardır.
Can Dündar Mehmet Ali Birand tayfasındandır ve onun tezgahında yetişmiştir. Başka bir şey söylemeye gerek var mı? Babası eski bir MIT mensubudur, kendisinin ne olduğu ise meçhuldür. Bu film sonrasında ise meçhuller bence daha azalmıştır.
Film baştan sona bilinçaltımıza gönderilen mesajlarla doludur ve klasik bir dış kaynaklı psikolojik harekât ürünüdür.
Bu filmde bilinçaltına gönderilen mesajları ise ben şöyle algıladım:
1) Atatürk’ün kendi sözleriyle güya bölücülere özerklik verilmesi fikrinde olduğu ortaya konuyor.
2) Atatürk’ün, cahillerin seviyesine inmem diyerek halkı güya aşağıladığı mesajını veriyor.
3) Kendi heykellerini diktiren bir diktatör olduğu imajı bilinçaltına pompalanıyor.
4) Atatürk için günde bir büyük rakı ve üç paket sigara içiyordu denilerek dolaylı olarak adeta içki düşkünü ayyaş portresi çiziliyor.
5) Atatürk için çevresinde kimse kalmamıştı ve yalnız öldü denilerek kişiliğiyle ilgili şüpheler uyandırılmaya çalışılıyor.
6) Atatürk’ün manevi oğlu için gerçek oğluydu havası verilerek gayrimeşru ilişkileri ve de çocuğu olduğu imaları yapılıyor.
Peki bütün bu benzetmeler tesadüf olabilir mi? Ben tesadüflere inanmam. Başta da dediğim gibi bu klasik bir psikolojik harekattır. Ona göre tepkinizi belirtin.
Daha kapsamlı fikir edinmek için “Psikolojik Harekat ve Temel Reis” yazısını da okuyun derim.