Etrafıma bakınca yaşadığımız bu son krizin ne kadar yanlış anlaşıldığı ve hafife alındığını hayretle görmekteyim. Yaşadığımız bu olayların ne kadar ciddi olduğunun herkese anlatılması hayati önemdedir.

Etrafıma bakınca yaşadığımız bu son krizin ne kadar yanlış anlaşıldığı ve hafife alındığını hayretle görmekteyim. Yaşadığımız bu olayların ne kadar ciddi olduğunun herkese anlatılması hayati önemdedir.

Daha önce Medya şirketlerinin sahipleriyle ilgili bir yazı yazmıştım. Yazıda medya şirketlerinin neredeyse tek elde toplandığı ve ortak gündem izleyerek, ortak beyin yıkama faaliyetlerinde bulunduğunu anlatmıştım.
Şimdi biraz daha güncellenmiş ve grafik olarak daha açık anlaşılabilen bu “medya ahtapot”unu biraz daha deşifre edelim. Bizim kontürlü medyanın da bunların dümensuyunda gittiğini varsayarsak, TV/sinema izlerken ve gazete okurken ona göre davranın ve beyin yıkamalarından kurtulun.
2009 Iran seçimleri Ingiltere, ABD ve Israil’in yeni nesil istikrarsızlaştırma projelerini de göz önüne serdi.
Şimdi son iki haftada olanlara şöyle bir bakalım ve detaylara inelim isterseniz.
Iran seçimlerini Admedinejad kazandı ve batının kuklası Mir Hussein Mousavi kaybetti. Batı basını beklendiği gibi bir kaşık suda büyük fırtına kopardı ve (bizimkiler de dahil) sanki Iran’da ayaklanma başladı izlenimi vermeye başladılar.
Tipik bir provokasyon olan “Neda” adlı kızın kızın vurulması olayı da tabii ki tezgahtı. Olay yerinde ve büyük ihtimalle bir çatıda bekleyen bir keskin nişancının zavallı kızı vurmuş olma ihtimali büyük. Tabii nedeni de olayların tırmandırılmasına zemin hazırlamaktı.

Bizim, ABD’nin kıçına takılan “etkili yetkililer” derin uykulardayken, bu hafta dünyada dolar hegemonyasının son haftası olabilir.
Tabii aynı zamanda ABD için (ve de bizler için) çok karışık ve zor bir dönemin de başlangıcı.

Suriye sınırında ki mayın temizleme ihalesinin 49 yıllığına Israil’lilere verilme operasyonu şimdilik askıya alındı. Ama zannetmeyin ki vazgeçildi.
Kamuoyunu biraz uyutup ve şeklini değiştirip çok yakında yeniden önümüze süreceklerdir, hiç şüpheniz olmasın.


Her zaman politika – ekonomi vesaire yerine çok iyi bildiğim medya dünyası ve Hollywood hakkında bazı gerçekleri söylemek istiyorum. Önce teknik yorum, arkasından müthiş bir politik ve dini bir savaşın perde arkası. Yazı biraz uzun olacak ama okuduğunuza değecek
Elimizde 2 film var: İsa nin hikayesi Tutku, ve Yunan destanı Truva (troy) film olarak muhteşem Hollywood yapımları. Bir Hollywood filminin tüm incelikleri, teknikleri en iyi şekilde kullanılmış. Burada bahsettiğim özel efektler değildir.
BBC’de çıkan habere göre Ingiliz Ordusu ilk resmî kabul gören satanist asker’in göreve başlamasını onayladı.
Donanma teknisyeni 24 yaşındaki Chris Cranmer’ın göreve başlamasından sonra HMS Cumberland gemisinde artık satanist ayinler de yapılacak demektir. Chris Satanist olduğunu 9 sene evvel farketmiş ve kendine göre doğru yolu bulmuş !!!!
Engin bilgilerinide Şeytan’ın kilisesi kurucusu Anton Szandor Lavey’in yazdığı Şeytan’ın Incili’nden almış. Kendi anlattığına göre bu kitabı okudukça kendisinin doğduğundan beri Satanist olduğunu ama daha önce anlamadığını belirtmiş!
Şeytan’ın kilisesi 1966 yılında LaVey tarafındana San Francisco’da kurulmuş ve 1977’de ölene kadarda bu tarikatın başı olarak kalmış.
Avrupa Birliği 24 üyeye ulaştı ve 450 milyon insanın yaşadığı bir birlik haline geldi. Fakat bayrağındaki 12 yıldız değişmedi ve söylenenlere göre de değişmeyecek.
Bayrak hakkında çok çeşitli rivayetler vardır. Bu konuda enteresan bir yazıda 26-2-1998 yılında Thomas Pinzka’nın kaleminden Almanya’nın en saygın basın organlarından “Die Welt”de çıktı, değişik bir bakış açısı var. AB bir Hristiyan birliği değildir diyen ve sonra da niye almıyorlar diye sızlanan bizim saf vatandaşlara da ithaf olunur. Aşağıda okuyabilirsiniz :
Kıbrıs’ın elimizden çıkmasının resmileşmesinden sonra Rumlar tarafından başına zafer tacı takılacak olan Tassos 1934’de Lefkoşa’da doğdu.
İngiltere’de Hukuk öğrenimi yapan ve burada gösterdiği militan karakteriyle dikkatleri üzerine çeken Tassos 1955’de adaya geri döner dönmez EOKA terör örgütünün gençlik kolu (militan kanadı) PEKA’da “hukuki” faaliyetlerine başladı. Budönemde pek çok EOKA teröristi arkadaşını da avukat sıfatıyla mahkemelerde savundu.
1959 yılında kurulan Ortaklık Cumhuriyeti hükümetinde kara papaz Makarios içişleri bakanlığına Tassos’u getirmek istediği zaman İngilizler bile Kıbrıs polisinin başına vesikalı bir teröristin geçirilmesine karşı çıkarak veto etmişlerdi.