Yeni Dünya Paylaşımı, Istanbul ve Patrikhane

12 07 2009

Bu 2005 tarihli bir yazıdır. Fakat konunun önümüzdeki dönemde tekrar ısıtılıp önümüze getirileceğinin işaretleri her gün görülmektedir. Dünya siyasetinin geldiği nokta itibariyle bir hususu kabullenmemiz gerekiyor. Patrikhane sorunu, Türkiye için bir “iç siyaset” sorunu değil, “dış siyaset” sorunu haline geldi.

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin takip ettiği rota, Fener Rum Patrikhanesi’nin geleceği ile ilgili kaygı verici bütün senaryoları destekliyor.

Bu yüzden yazıyı tekrar başa taşıdım ve okumayanların dikkatle okumalarını tavsiye ederim.

sevr1

Yazının devamını oku »





İstanbul Türkler’e Kalamaz

3 11 2008

Ne kadar geriye bakarsanız o kadar ileriyi görebilirsiniz” çok sevdiğim bir deyimdir. Bugün yaşadıklarımıza ne kadar da uyuyor.

Çok kişi bilmez, Sam Amca, Irak’tan önce bizi de ‘kurtarmaya’ kalkmış, tam 89 yıl evvel Sevr arifesinde oluşturulan Amerikan Komisyonu, verdiği raporla İstanbul’un Milletler Cemiyeti’ne bağlı ve mandacı devletin gözetiminde ayrı bir ülke olmasını tavsiye etmişti.

Yazının devamını oku »





“Mustafa” Filmi ve Psikolojik Harekat

31 10 2008

Atatürk’ün hayatını konu alan ve bir Can Dündar prodüksiyonu olan “Mustafa” filmi vizyona girdi ve beraberinde tartışmaları da getirdi. Vizyona giriş tarihinin 29-Ekim olması da çok manidardır.

Can Dündar Mehmet Ali Birand tayfasındandır ve onun tezgahında yetişmiştir. Başka bir şey söylemeye gerek var mı? Babası eski bir MIT mensubudur, kendisinin ne olduğu ise meçhuldür. Bu film sonrasında ise meçhuller bence daha azalmıştır.

Yazının devamını oku »





Barzani’lerin Tarihi

31 10 2008

Basından öğrendiğimize göre birkaç gün önce Mesud Barzani lacilerini çekip Beyaz Saray’da devlet başkanı gibi ağırlanmaya giderken ihtiyaç molasını da ABD’nin kurtarılmış bölgesi olan Incirlik üssünde vermiş.

Fırsat bu fırsat şu uyanık ailenin geçmişine bir bakalım neler olmuş neler. Barzani ailesinin bugün yaptıklarını ve yapacaklarını anlamamız için geçmişleriine ve özellikle Mesud Barzani’nin babası Mustafa Barzani’ye bakmamız lazımdır.

Yazının devamını oku »





“Gavur” Izmir!!

9 05 2007

Haziran 2005 de Başbakan Erdoğan:

“İzmir’in üzerindeki o zaman zaman yakıştırılan bazı ifadeler vardır ya, bu ifadelerin olmadığı görülecektir. Çünkü İzmir’in aslı bu değildir. O yakıştırmalar değildir. İnşallah bu yakıştırmaları da ilk seçimde silip atacaktır üzerinden. Ben buna inanıyorum, yarın da inanacağız.”

buyurmuşlar! “Gâvur Izmir” lâfını siyasallaştırarak, aklınca İzmirli’leri aşağılıyor!

Bu sözlerin ardında iki ihtimal var.

  1. Ya başbakan gerçekleri bilmiyor,
  2. Ya da halkı cahil sanıp “Nasıl olsa yuttururum” havalarında.

Başbakan’ın söylediği doğru mu? Bir bakalım!

Yazının devamını oku »





Yardım Kurulu Elemanları ve Onların Torunları

2 05 2007

Son günlerde Irak’taki haberleri izlerken kaçırılan rehineleri izlemişsinizdir. Ama bir bölümününde adı sivil görevliler olarak geçer. Ama kimdir bu insanlar , çok tehlikeli olan savaş bölgesinde çarpışmaların ortasında ne işleri vardır , fazla yazılıp çizilmez. Bu olaylar bana bir süre önce okuduğum bazı raporları hatırlattı.

Birkaç ay önce Devletin üç önemli kurumu Genelkurmay, MİT ve Emniyet, Güneydoğu bölgesindeki yabancı ajanları, bu ajanların neler yaptığını, hangi ülkelerin istihbarat servisleri adına faaliyette bulunduklarını içeren bir rapor hazırladı.

Alınan bilgilere göre, çeşitli ülkelerin istihbarat servisleri adına çalıştıkları tespit edilen 13 ajan son aylarda sınır dışı edildi. Ayrıca 40 civarında ülkenin istihbarat servisleri adına çalışan ajanların, ABD, Rusya, İngiltere, Almanya, Yunanistan, İsrail, Mısır, Belçika, İsveç, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve Ermenistan’dan geldikleri tespit edilmiş. Yani bölge tam anlamıyla casus kaynıyor. Benzer tipler şu anda Kıbrıs’tada tam gaz faaliyetteler.

Yazının devamını oku »





Kralları Kim Seçer?

20 04 2007

Yakın zamanda iki nurtopu gibi seçimimiz var. Türkiye çok önemli olaylara ve gerginliklere gebe. Gündem değiştirme, psikolojik savaş hamleleleri son Malatya olayında da görüldüğü gibi gırla gidiyor. Daha da büyükleri olursa hiç şaşırmayın.

Demokrasi 4 yılda bir sandığa giderek bizi yönetecek olan partileri ve liderleri seçmektir, tamam. Peki o partileri ve liderleri kim yaratıp bizim önümüze koyuyor? Yani “kralları” kim seçiyor?

Hitler 1.Dünya savaşı sonrası ailesi ve parası olmadığı için terhis olmasına rağmen hala koğuşlarda yatan ve aş evlerinden yemek yiyen birisidir. O dönemdeki tek hayali iyi bir ressam olmaktır. Peki ne oluyor da bu sıradan onbaşı Almanya’nın başına geçebilecek imkanları bulabiliyor?

Yazının devamını oku »





Girit’i Nasıl Kaybettik!

19 04 2007

Tarihe adını “hoşgörü” imparatorluğu” olarak yazdıran Osmanlı, Kıbrıs’ta olduğu gibi Girit’te de Katoliklerin kapattıkları Ortodoks kilisesini açarak ve bu kiliseye geniş imtiyazlar vererek, gelecekteki amansız düşmanını adeta kendi elleriyle hazırlamıştır. Batı ülkeleri ve Fener Patrikhanesi, aslen Yunanlı bile olmayan bu Ortodokslara, “siz eski Yunanlıların torunlarısınız” propagandası yaparak bu adanın halkını Osmanlı’ya karşı kullanmışlardır.

İnsaf ehli ve bilime saygılı tarihçiler, bugünkü Yunanlıların “eski Yunanlılarla” bir ilgisi olmadığını itiraf ederler. Öyle ki, kendisi de bir Yunanlı olan tarihçi Paparigopolos, günümüz Yunanlıları için şunları söylemektedir:

Yazının devamını oku »





Bir Resim, Bin Kelime

18 04 2007

asker.jpg

Bir resim bin kelimeye bedelmiş derler. Bunu bu resim kadar anlatan zor bulunur.

Yer Anıtkabir, 14-Nisan-2007 mitingi. Çok şükür ki insanımızın hamuru bu.





Kıbrıs Tarihi 2

9 04 2007

Kıbrıs’la ilgili analizler yapılırken bu adanın Yahudiler, Hıristiyanlar ve Masonlar için ne kadar önemli bir toprak parçası olduğu genelde göz ardı edilir.

Kıbrıs’ın Müslüman Türklerce yönetilen Kuzey bölümünün yeniden adanın geri tarafıyla birleştirilmesini dört gözle bekleyen bir başka grupta Tapınak Şövalyeleridir.

temp.jpg

Çoğunluk “bu zamanda şövalye mi kaldı” dese de genel kanı Tapınak Şövalyelerinin zamanımızda da çok etkin oldukları ve değişen tek şeyin artık üzerinde Kırmızı Haçlar çizilmiş zırhlarını giyip atlarıyla dört nala savaşa gitmek yerine “lacivert Armani takımlarıyla” bankaların yönetim kurullarından finans operasyonları yaptıklarıdır.

Onlar için en önemli toprak parçalarından biri de Kıbrıs’tır çünkü görülmesi gereken eski bir hesabı yüzlerce yıl önce Kıbrıs topraklarına bırakmışlardır.

Yazının devamını oku »





Prof. Neumann’ın Itirafları

16 01 2006

İstanbul Üniversitesi’nde eskiden öğretim üyesi olan Alman asıllı Prof. Neumann ile birkısım talebesi Boğaziçin’de geziye çıkarlar.

Talebelerden biri Prof. Neumann’a su soruyu sorar: Hocam Avrupa bizi neden sevmez hocam ?

Prof. Neumann su cevabi verir: Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir, Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hıristiyanlar ‘in hücrelerine sinmiştir.

Yazının devamını oku »





Osman Pamukoğlu’nun Trabzon Konuşması

8 01 2006

E.Tümgeneral Osman Pamukoğlu’nun Trabzon’da ilginç bir konuşma yaptığını duymuştum. Fakat maalesef herzaman olduğu gibi büyük basında bir internet sitesi hariç hiç bahsedilmedi. (benim görebildiğim)

Bir arkadaş sağolsun kısaltılmış metni bana gönderdi , ilginç konuşmanın metni aşağıdadır:

Yazının devamını oku »





Kurtuluş Savaşı Döneminde Söğüt

16 06 2005

Aşağıdaki yazıyı Söğüt Şenlikleri sitesinden aldım . Umarım hoşunuza gider , ayrıca sitede Söğüt’ün tarihi hakkında enteresan bilgiler var.

Bu sitede emekleri geçenleride kutluyorum.

* * * *

Hiç kuşku yok ki I. Dünya Savaşı sonunda yurdumuzun işgal edilmesinden, en fazla zarar gören bölge Söğüt, Bilecik ve dolayları olmuştur.Bu bölgeleri işgal ederek uzun bir süre halka zulüm eden Yunanlılar, geçmişten gelen öfke ve kinlerini masum halktan almaktan bile sakınmamışlar, bununla da yetinmeyip bu kentleri harap etmişlerdir.

Yazının devamını oku »