Barzani’lerin Tarihi

Basından öğrendiğimize göre birkaç gün önce Mesud Barzani lacilerini çekip Beyaz Saray’da devlet başkanı gibi ağırlanmaya giderken ihtiyaç molasını da ABD’nin kurtarılmış bölgesi olan Incirlik üssünde vermiş.

Fırsat bu fırsat şu uyanık ailenin geçmişine bir bakalım neler olmuş neler. Barzani ailesinin bugün yaptıklarını ve yapacaklarını anlamamız için geçmişleriine ve özellikle Mesud Barzani’nin babası Mustafa Barzani’ye bakmamız lazımdır.

Bu aile tarihte para rüzgarları nereden geliyorsa oraya doğru eğilen bir aile görünümü verir. Onbinlerce garibanı da gözlerini kırpmadan ölüme göndermekte de hiçbir sakınca görmemişlerdir.

Bugün Mesud Barzani Amerika için ne anlama geliyorsa, geçmişte babası Mustafa Barzani de Sovyetler için o anlama geliyordu. Mustafa Barzani maaşlı bir Sovyet KGB ajanıydı ve KGB dosyalarındaki kod ismi “Reis”ti.

Sovyetlerin  bir süre çıkarlarına uygun gördükleri için İran’da kurdurdukları naylon Kürt devleti Mahabad Cumhuriyeti, 1946 senesinde çıkarların değişmesi üzerine yok edilmiş ve devlet kurduk diye sevinenler kaçacak delik aramaya başlamışlardı.

Bu kaçaklardan biride Mesud Barzani’nin babası Mustafa’ydı. Yanında bulunan birkaç yüz peşmergyle beraber Sovyetlere kaçan Mustafa Barzani Bakü’ye yerleştirildi. 1947 senesinde Bakü’de KGB’nin suikast ve başka ülkelerde iç karışıklık yaratma birimi SMERSH üyesi Sudaplatov kendisiyle temas kurdu.

Not: SMERSH Rusça  “Smert Shpionam” yani “Casuslara Ölüm” kelimelerinden türetilmiştir ve Stalin zamanında Batılı ajanları yakalayıp öldürmekle görevli bir oluşum olarak kurulmuştur.

Baba Barzani’nin SMERSH ile yaptığı görüşme sonucu kendisi ve yanında getirdiği peşmergelere özel KGB tesislerinde gerilla eğitimi verilmesine, daha sonrada silahlandırılıp Irak’a geri gönderilmelerine karar verildi.

Aslında Barzani ailesinin Rus’larla olan ilişkileri çok daha eskiye dayanmaktadır. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Irak toprakları Osmanlı idaresinde ve Barzaniler de Osmanlı vatandaşıyken dönemin aşiret şeyhi Şeyh Abdül Selam Rusya’ya gittikten sonra Barzani aşireti Rus’lardan defalarca silah ve para yardımı almıştır.

Bu şeyh efendinin Ruslara el açtığı günden birkaç sene sonra Osmanlı’nın Rus’larla savaşa girdiğini hatırlamanızı isterim. Kısacası Barzaniler o dönemde de vatandaşı oldukları Osmanlı’yı hem Rus’lara hem de daha sonra bildiğiniz gibi İngiliz’lere satmışlardı.

Ne aile ama değil mi!!

1961 senesine kadar Mustafa Barzani ve seçme peşmergeleri Sovyet KGB tesislerinde gerilla eğitimi almaya devam ettiler.1961 senesinde zamanın KGB başkanı Shelepin dönemin Sovyet lideri Kruşçev’e bir öneride bulundu. Amerika, İran ve Türkiye’nin Sovyetler karşısında kurdukları ittifakı zayıflatmak için bir Kürt ayaklanması çıkarmaları gerektiğini bunun içinde uzun süredir eğittikleri Mustafa Barzani ve peşmergelerini kullanacaklarını söyledi.

Buna göre ayaklanma ilk aşamada Irak’ta çıkarılacak ve daha sonra aşiret bağlantıları sayesinde Türkiye ve İran’a yayılacaktı. Böyle bir ayaklanma Irak’taki Batı yanlısı hükümeti sıkıştıracak, Batının petrole ulaşım yollarını kesecek ve Türkiye’deki Amerikan üslerini tehlikeye atacaktı.

Onay gelince KGB tarafından sağlanan para ve silahlarla Mustafa Barzani hemen Kuzey Irak’a geçirilerek ilk ayaklanmasını başlattı. Moskova 700 kadar peşmergeye de üst düzey askeri eğitim vermişti. Patlayıcı uzmanlığı, radar operatörlüğü gibi beceriler öğretilen bu peşmergeler zamanla Kuzey Irak’a sızdırılacak böylece Sovyetlerin müdahalesi dikkat çekmeyecekti.

Bu ilk ayaklanmadan sonra da Barzanilerin Sovyetlerle ilişkileri devam etti hatta daha sonradan Irak rejimini 1970’lerde Kürtlere özerklik vermesi için ikna eden Sovyet diplomatı Primakov, bir dönem KGB ajanı olarak gazeteci örtüsüyle Kuzey Irak’ta aylarca kalmıştı.

Yıllar sonra  dünya dengelerinin değişmesi üzerine Kürtleri yeterince kullandıklarını düşünen ve yeni Irak Baas rejimini kazanmak isteyen Sovyetler Barzani’lere sırt dönmüş, bunun üzerine de Barzani ailesi CIA, Mossad şemsiyesine sığınmıştı.

Tüm bir Soğuk Savaş boyunca duruma göre KGB duruma göre de CIA hesabına çalışan Barzanilerin Soğuk Savaş sonrası maceralarını ve Amerika’nın bölgedeki uzantısı olduklarını anlatmaya gerek yok. Babası tescilli KGB ajanı olan ve yaptığı tüm icraatları bazen Sovyet bazen de Amerikan çıkarları için ortaya koyan Barzani aşiretinin bugünkü lideri Mesud Barzani’nin Türkiye aleyhindeki sözlerini değerlendirirken bu geçmişi iyi düşünmemiz lazım.

Eğer KGB elemanı Mustafa’nın oğlu CIA elemanı Mesud “Kürt devletine karışırsanız bizde Diyarbakır’a karışırız” diyebiliyorsa, bunu dedirten güç Kuzey Irak’ta değil Washington’da ki birileridir. Bunu da böyle bilelim.

Peki senelerce bu can düşmanımızı besleyen ve bunlardan medet uman bizim politikacılar bu kadar tarih bilgisinden yoksunmuydular?

Yoksa onların patronları da mı aynı kişilerdi?

Ne dersiniz!!

Not : Bu konuyla ilgili olduğu için “Kürtler ve Mistaravim Timleri” adlı yazıyı da okumanızı tavsiye ederim. Tarih tekerrür eder diyen ne kadar doğru söylemiş.

Reklamlar
Bu yazı ABD, Ingiltere, Irak, Ortadoğu, Osmanlı, Tarih, Türkiye içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s