“Depleted Uranium” Kitle Imha Silahıdır

Depleted Uranium (DU) Türkçesi “Seyreltilmiş Uranyum” içeren mermilerini ilk olarak 1991’deki Körfez Savaşında duymuştum.

Haber sitelerinde okuduğum bir haberde Amerkan ordusu tarafından Alliant Techsystems adlı bir firmaya 1 Milyar (1,000,000,000 adet) adetlik DU çekirdekli mermi siparişi verilmiş.

Bu işleri bilenlerle konuştuğum zaman bu firmanın Amerikan Ordusunun en büyük DU mermi tedarikçisi olduğunu söylediler , ben de konuyu biraz açıp bilgilenmeye karar verdim.

DU, Uranyum zenginleştirme projelerinin başka hiçbir yerde kullanılamayacak bir yan ürünüdür. Bu yüzden maliyeti hemen hemen sıfırdır, hatta firmalar bu baş belası radyoaktif ürünü aldığınız için üstüne para bile verebilirler.

Çok yoğun bir maden olan DU zırh delici bir mermiye dönüştüğünde müthiş etkilidir. Tanklara atıldığında zırhları kolaylıkla deler ve içindekileri tankla beraber buharlaştırır.

DU içeren mühimmat tank mermilerinden, A-10’ların top mermilerine, 7,62’lik mermilere kadar çok çeşitli mühimmatlarda kullanıldığı rapor ediliyor.

Fakat her güzelin bir kusuru olduğu gibi DU’nun da radyoaktif olması gibi hafif bir kusuru var. Bu mermiler patladığı zaman mikroskobik “uranium oxide” toz parçacıkları havaya yayılıyor ve rüzgarla beraber geçtiği bölgeleri de kirletiyor.

Kirlenme bölgedeki tarım ve su kaynaklarınıda etkiliyor. Içme suyu ve bölgede yetişen tarım ürünleri yüksek miktarda Radysyon içeriyor.

Atıldığı alanlar yüzyıllarca radyoaktif kirlenmeye maruz kalıyor ve bu bölgede yaşayanlarda yüksek radyasyonla birlikte kanser vakalarında artış, anormal doğumlar vs gibi hastalıklarda patlama yaşanıyor.

Işin dahada vahimi bu mermilerin radyoaktif etkileri sadece Iraklıları değil, Amerikan Askerlerini de etkiliyor. Iraktan dönen Askerlerde kanser vakaları ve anormal doğumlar, solunum problemleri, sebebi radyasyon olan hastalıklar patladı.

Benzer hastalıklar bu mermilerin kullanıldığı Afganistan, Bosna , Kosova gibi yerlerde de birkaç kat arttı. Benzer artışların oradaki Nato askerlerinde de görüldüğü rapor edildi. (inşallah oralarda görev yapan Mehmetçik’te benzer hastalıklar görülmemiştir)

Iki Irak savaşında kullanılan DU miktarları aşağıdaki gibidir :

  • 1991 – 375 ton
  • 2003 – tahminler 1,000-2,000 ton arasında değişiyor

Korkunç bir rakam değil mi? Ölçümlere göre Bağdat’ın bazı bölgelerinde normal seviyenin 1,000-1,900 katı yüksek radyasyon seviyeleri görülmüş. Irak Sağlık Bakanlığı tarafından Akciğer kanserinde 6 kat, göğüs kanserinde 5 kat, rahim kanserinde 16 kat artış olduğu açıklandı.

Yine bu konuda araştırma yapan Iraklı doktorlar halen uygulanan ambargo yüzünden hazırladıkları raporları açıklayamamaktadırlar.

Kendini Irak’taki kanser araştırmalarına adayan Dr. Huda Ammash hazırladığı rapordan kısa süre sonra Amerikalılarca tutuklanmış ve henüz bulunamayan “ kitle imha“ silahlarının geliştirilmesinde çalıştığı suçlamasıyla hapse atılmıştır.

Işin tuhafı Irak’ta Radyoaktif kirlenmeye uğramış yerlerin haritaları var fakat açıklanmıyor. Amerikan Ordusu DU kullanıllıp kullanılmadığı hakkında hiçbir açıklama yapmıyor ve bilmeden Irak’ta bu yerlerden geçerseniz yüksek radyasyon yiyorsunuz, yine o bölgelerde oturan halkın da bilgilendirilmediği söyleniyor.

Yani Amerika gelecek nesil Irak halkını sakat, hasta, zihin özürlü hale getiriyor. Bu konuda çok çok az yazı çıkıyor maalesef, bu bilinerek yapılan katliama kimse değinmiyor.

Bu konuda daha derin bilgi için www.iacenter.org adresini inceleyebilirsiniz.

Reklamlar
Bu yazı ABD, Depleted Uranium, Ingiltere, Irak, Radyasyon, Savaşlar, Uranyum, Şirketler içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.